Düğünlerde takılan altın ve ziynet eşyaları, boşanma sürecinde sıkça uyuşmazlık konusu olur. Bu eşyaların kime ait olduğu ve iade edilip edilmeyeceği, mal paylaşımından bağımsız olarak ayrıca değerlendirilen bir konudur.
Genel kabul gören yaklaşıma göre, düğünde takılan ziynet eşyaları -aksi âdet veya açık bir anlaşma yoksa- kadına bağışlanmış sayılır. Bu eşyaların evlilik birliği içinde harcanmış olması, iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmayabilir; bu durumda eşyanın bedelinin iadesi gündeme gelebilir.
Ziynet eşyalarının iadesi davasında ispat, bu tür davaların en önemli aşamasıdır. Düğün fotoğrafları/videoları, tanık beyanları ve varsa satın alma belgeleri, hangi eşyaların takıldığının ve kimin uhdesinde olduğunun ortaya konmasında kullanılabilir.
Ziynet eşyalarının bir kısmının ev ihtiyaçları için harcandığı iddiası öne sürülüyorsa, bu iddianın da kim tarafından, hangi amaçla ve nasıl kullanıldığının somut delillerle desteklenmesi gerekir; soyut beyanlar tek başına yeterli kabul edilmeyebilir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, düğünde takılan ziynetlerin kadına ait kabul edilmesi ve bu eşyaların iade edilmediğinin ileri sürülmesi hâlinde ispat yükünün buna göre şekillendirilmesi esastır. Eskişehir'de görülen ziynet eşyası davalarında da tanık ve görsel delillerin doğru sunulması davanın seyrini belirlemektedir.
Sonuç: Ziynet eşyası davaları, ispat unsurlarının (fotoğraf, tanık gibi) doğru sunulmasına dayanan, kendine özgü bir dava türüdür.
Anahtar Kelimeler: ziynet eşyası davası, düğün takıları iadesi, altın iadesi boşanma, aile hukuku, Eskişehir boşanma avukatı, Eskişehir aile hukuku
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiğinden hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için bir avukata danışmanızı öneririz.