Trafik kazasına karışan bir araç, tam kusursuz şekilde onarılmış olsa bile, "kazalı araç" olması nedeniyle ikinci el piyasasında genellikle daha düşük bir değerle alıcı bulur. Bu değer kaybı, kusurlu tarafın sigortasından veya kusurlu taraftan talep edilebilecek bir zarar kalemidir.
Değer kaybı talebinde bulunabilmek için öncelikle kazanın kim tarafından ne ölçüde kusurla sebep olunduğunun belirlenmesi gerekir; kusur oranı, talep edilebilecek değer kaybı miktarını doğrudan etkiler.
Değer kaybının miktarı, aracın markası, modeli, yaşı, hasar gören kısımları ve kaza öncesi durumu gibi birçok unsura bağlı olarak teknik bir bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bu nedenle hasar tespit tutanağı ve onarım belgelerinin eksiksiz saklanması önemlidir.
Değer kaybı talebi öncelikle karşı tarafın trafik sigortası şirketine yöneltilir; bu talebin reddedilmesi veya yetersiz karşılanması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru veya dava yolu gündeme gelebilir.
Yargıtay uygulamasında, değer kaybının hesaplanmasında aracın kaza tarihindeki yaşı ve kilometresi gibi unsurların da dikkate alınması gerektiği, bilirkişi raporlarının bu unsurları içermesi gerektiği vurgulanmaktadır. Eskişehir'de meydana gelen trafik kazalarına bağlı değer kaybı taleplerinde de bu teknik unsurların doğru değerlendirilmesi tazminat miktarını doğrudan etkilemektedir.
Sonuç: Araç değer kaybı, doğru bilirkişi değerlendirmesi ve zamanında başvuru ile talep edilebilecek somut bir zarar kalemidir.
Anahtar Kelimeler: araç değer kaybı, trafik kazası değer kaybı, değer kaybı tazminatı, sigorta hukuku, Eskişehir trafik kazası avukatı
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiğinden hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için bir avukata danışmanızı öneririz.