İhtiyati haciz, henüz kesinleşmiş bir icra takibi bulunmasa dahi, alacağını güvence altına almak isteyen alacaklının, borçlunun mal varlığı üzerinde geçici bir koruma tedbiri elde etmesini sağlayan bir kurumdur.
İhtiyati haciz talebinde bulunabilmek için alacağın belirli nitelikleri taşıması ve alacaklının, alacağının tehlikede olduğunu (örneğin borçlunun mal kaçırma girişiminde bulunduğunu) makul şekilde ortaya koyması gerekir. Mahkeme, bu koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirerek karar verir.
İhtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde, kararın kanunda öngörülen süre içinde icraya konulması ve akabinde asıl icra takibinin veya davanın açılması gerekir. Bu süreye uyulmaması, ihtiyati haczin kendiliğinden hükümsüz kalmasına yol açabilir.
İhtiyati haciz kararına karşı borçlunun itiraz hakkı bulunur; borçlu, kararın kaldırılması veya teminat karşılığı haczin kaldırılması gibi taleplerle mahkemeye başvurabilir.
İhtiyati haciz, doğru zamanda ve doğru koşullarla talep edildiğinde alacaklının haklarını etkin biçimde koruyabilecek güçlü bir araçtır; ancak usul hatalarına karşı da borçlu tarafından etkin biçimde karşı konulabilecek bir kurumdur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerektiğinden hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için bir avukata danışmanızı öneririz.